fındık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fındık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ağustos 2010 Cuma

Kolay ve Pratik Ramazan Güllacı

Print Friendly and PDF
Ramazan geldi. Mevsim sıcaklığının tavan yaptığı bu zamanda ayrıca oruç süresinin de uzun olması oruç tutanları bayağı zorlayacak gibi. Ama bilinçli bir şekilde kendisini oruca hazırlayan kişi için sıcak ta olsa, uzun da olsa fark etmez. Önemli olan iştahınızı ve yiyeceklerinizi kontrol altına alıp planlamak!

2 Eylül 2009 Çarşamba

Dondurmalı Katkısız Şekerpare

Print Friendly and PDF
Ramazan geldi ya, ekonomik kriz bir yana tatlı krizi daha ön plandadır. Özellikle çalışan erkekler sanki 2. dünya savaşı zamanında şeker kıtlığı varmış gibi eve kilolarca tatlı taşırlar ya da eşlerinden tatlı yapmasını beklerler. Bu krize çözüm olarak evde şekerpare yapın diyorum. Şekerpare yapın ki, bakkaldan un alın, şeker alın. Un alırsanız bakkal kazanacak, unu üreten çiftçi kazanacak. Topraktaki böcek doyacak, karınca ağustos böceğine nispet yapacak ve ekonomi kalkınacak. Bir sakız çiğneyin kriz bitsin! Neyse, fazla kopmadan şu tarifi vereyim.

12 Temmuz 2009 Pazar

İmambayıldı! Öyküsü ve Kolay-Pratik Tarifi

Print Friendly and PDF İmambayıldı! Herkesin sevdiği bu yemeğin adına dair bir kaç rivayet var bilinen. Araştırdım, "imamın neden bayıldığını"; Savaşlardan dolayı kıtlık zamanı. Her şeyin tasarruf edildiği hatta ekmek yapmak için değirmenlerde öğütülecek olan mısıra, mısırın koçanı, fındık ve ağaç kabuğunun da ilave edilerek çoğaltıldığı zamanlarda bir imam yaşarmış. Aş yok, yemek yok! Bir soğanla, bir unla çorba yapılırmış. Kilerlerde bulunan yiyecekler asgari şekilde tüketilirmiş. Ama bizim imamın kileri doluymuş. Karısı, kilerde bir sürü yemeklik malzeme varken aç kalmasından ve tek çeşit yemek yenmesinden bıkmış. Her seferinde imama soruyormuş. "Bey, bu kadar yiyecek varken neden açlık çekiyoruz?" İmam, "Sus be kadın. Devletimiz harb içindedir. Kıtlık vardır. İdareli olmamız lazım. Sonra aç mı kalalım." dermiş. Karısı, "Bey, zaten her gün aç kalıyoruz, bunca yiyecek varken. Ayrıca sen de güçsüz kaldın. Kadınlığımı unuttum nerdeyse." demişse de imamı ikna edemezmiş. Buna kızan kadın, imamın evde olmadığı bir gün bütün komşularını çağırır ve bütün yiyecekleri dağıtır. Kalan bir kaç şeyi: soğan, domates, biberleri kurutulmuş patlıcanın içine doldurarak bir yemek yapar. İmam yemek vakti sofrada bunu görünce şaşırır. Karısı, "Bu akşam, özel bir gece. Bu nedenle sana bu nefis ve güçlendirici yemeği yaptım." der. İmam kızamaz doğal olarak, gecenin sonunu düşünerek. İştahla yedikten sonra karısına teşekkür ederken. "Bir daha böyle israf yapma!" dedikten sonra kilere girer. Kileri boş gören imama sizce ne olmuştur?
İmambayıldı için yapması zor, yağlı, ağır bir yemek derler. Yapmasını bilmezsen ve internetteki tariflere bakarsanız haklısınız. Şimdi; Sizi bayıltmayan, yaz günlerinin gözde yemeği imambayıldının yarım çay bardağı sıvı yağda hazırlanan kolay ve hafif tarifini veriyorum. Yarım çay bardağı yağda imambayıldı mı olur diyorsanız. "Olur efendim. Olur. Ayhan yaparsa olur!" derim. Tarifi uygulayın, yiyin, sonrasında yorum yapın! Ayrıca çoğu internet sitesinde, bırakın doğru tarifini, adını bile yanlış yazmışlar. Doğrusu "İmambayıldı." Ayrı yazılmaz.

10 Temmuz 2009 Cuma

Ev Yapımı Doğal ve Pratik Sütlaç

Print Friendly and PDF Türk milleti tatlıyı çok sever. Hele hamur işi tatlılar mutfağın vazgeçilmezlerindendir. Ama şimdi yaz mevsimi. Sıcaklar zaten bunaltıyor. Bu nedenle daha hafif olan sütlü tatlıları tercih etmek lazım. Türk mutfağının klasik tatlısı sütlaç, bu nedenle "ilk tatlı tarifim" olma başarını hakediyor. Tamamen doğal ve pratik olan bu tatlıyı çocukluğumda annemi izleyerek öğrenmiştim. Hadi sıvayın kolları birbirine aşık süt ve pirincin şekere sarılarak oluşturduğu enfes bir tatlı için.

11 Haziran 2009 Perşembe

NEDEN "GELDE YEME?"

Print Friendly and PDF

Bu kadar yemek blogu varken nerden çıktı bu blog diyeceksiniz. Haklısınız, size katılıyorum. Bir sürü yemek sitesi var. Hatta çoğunun içinde yüzlerce tarif olduğu gibi her türden yemekler de mevcut. Hepsini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Fakat "Gel de Yeme!" blogunun açılma nedeni başka olup, hikayesi aşağıda anlatılmıştır.< Yemeksiz yaşam olmaz. Yemek, sadece doymak için değil: lezzeti, besleyici özelliği, sağlığı ve estetiği ile de hayatımızın değişmez yaşam kaynağıdır. 1970'li yıllarda naylon poşet yoktu. İp fileler, kağıt keseler, fındık ağacından ya da hasırdan yapılan sepetler vardı. Kanserojen teflon, plastik ve ağır metaller içeren kaplar yoktu. Kalaylanmış bakır tencereler, toprak kaplar, şimşir ağacından yapılma kaşıklar, kuzine sobaları vardı. Hormon yoktu. Domates, salatalık, karpuz yaz mevsiminin hatırası ve anımsatıcısı idi. Zamanla meyve ve sebzelerin mevsimleri ortak oldu. Artık kış aylarında bile domates var. "Var da, bundan ne zarar var?" diyecekseniz.