giresun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
giresun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Tavuk Mantarı Yemeği

Print Friendly and PDF

Daha çok Karadeniz'de yetişen Tavuk mantarını bilmem yediniz mi? Eğer yemediyseniz çok şey kaçırmış olacaksınız. Latince adı Cantharellus Cibarius olan bu mantar en lezzetli mantarlar arasındadır. Giresun ve Ordu'da 1-2 porsiyonluk şekilde tabaklarda satılır. Semt pazarlarında köylülerin toplamış oldukları mantarlardır bunlar. Eğer biliyorsanız ve tanıyorsanız siz de toplayabilirsiniz. Sadece Karadeniz'de değil. Marmara'nın kuzey bölgelerinde de tavuk mantarı bulmak mümkün.

3 Ağustos 2010 Salı

Kek Kıvamında Mısır Ekmeği

Print Friendly and PDF

Mısır ekmeğini çoğunuz ya fırından alıyorsunuz ya da marketten aldığınız hazır mısır unu kullanarak evde yapıyorsunuz. Benim şanslı olduğum taraf ise doğal mısır ununa sahip olmam. Giresun'da toplanmış, kurutulmuş mısırların; yine Giresun'da bir dere kenarına kurulan doğal taş değirmenlerde öğütülüp, doğal bez torbalarda saklanarak bana ulaşmış olması. Bu mısır ununa sahip olmak istiyorsanız yazının devamını okumanızı istirham ediceğim...

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Giresun Usulü Mantı: Siron

Print Friendly and PDF


Mantıya benzeyen bir yemek yapılır Giresun'da. Kadınlar bir araya gelir, hamurlar açılır, oklavaya dolanır, kesilir, fırına verilir ve üzerine sarımsaklı yoğurt ve kızgın tereyağı dökülür. Adına "sirum, sirun yada siron" derler. Mükemmel bir lezzeti vardır. Bu yemeği hazır yufka ile yaptım ve içine de kıyma ilave ettim. Ortaya nefis bir yemek çıktı.

28 Haziran 2009 Pazar

AZ BİLİNEN ENFES KİRAZ TUZLUSU KAVURMASI

Print Friendly and PDF
Lezzeti mükemmel olan "kiraz kavurmasının" tarifini veriyorum sizlere. Sakın hataya düşüp "Meyvenin kavurması mı olur?" gibi önyargıyıları bırakın ne olur! Lafımı dinleyin. Deneyin bu tarifi. Eğer beğenmezsiniz kafama odunla vurun. Bir bayan arkadaşım da sizin gibi düşünüyordu. "Kirazın tuzlusu bir de kavurması mı olur? Sen hastasın Ayhan!" diyordu. "Mihnet rica, ölümü öp!" gibi yeminlerle zorla da olsa ona tattırdım. Sonuç; şimdi bu insan kiraz tuzlusu delisi. "Olmaz böyle bir şey!" diyen bu kişiye her yıl kiraz tuzlayıp gönderiyorum. Sadece o mu? Bu kavurmadan yiyen, müptelası oluyor ve bağımlılık yapıyor. Hadi bakalım iddiaya var mısınız. Tarif çok basit. Deneyin bakalım. Kim haklı çıkacak?

26 Haziran 2009 Cuma

KİRAZ TUZLUSU KONSERVESİ

Print Friendly and PDF
































İnternetten baktım. Tadı enfes olan "kiraz tuzlusu kavurması"nın sadece belediye tarafından verilen tarifi ve bir sürü kopyası var. Ayrıca Giresun ve Doğu Karadeniz'de, tuzlu kavurmalarının en lezzetlisi olan bu yemeğin adam gibi görseli de yok. Bu nedenle olaya el atıp, yerel olarak çok yapılan ve sevilen bu enfes tadı sizlere tattıracağım. Ama önce kirazları konserve tuzlamak gerekir. Bazılarınız "Yahu meyvenin tuzlusu, bir de kavurması mı olur?" diyecek. Olur efendim olur! Siz patlıcanın reçelini yapıyorsunuz da ben size bir şey söylüyor muyum? Hadiyin başlıyoruz!

18 Haziran 2009 Perşembe

MEVSİMİNDE VE KIRMIZISINDA DOĞAL ÇİLEK REÇELİ

Print Friendly and PDF



















O kocaman çilekleri ilk defa İstanbul'da görmüştüm. Alışmıştık, adına "Mayıs çileği" dediğimiz minnacık ve çok keskin kokulu çileklere. Giresun'da en büyük çileğin ebatı nohut tanesi kadardı. Bu çilekleri semt pazarlarında bulacağınız gibi, köy veya yayla yollarında kendiliğinden yetişirdi. Bir yandan yürür bir yandan da yol kenarlarından toplayarak yerdik, bu mis kokulu çilekleri. Şimdi size o minnacık çileklerin değil ama ona yakın İstanbul çileğinin hafif, az şekerli ve mis kokulu reçel tarifini yazacağım. Giresun'da yaşayan annem, o minnacık çileklerden reçel yapmış. Bana gönderecek. Tarifini değil ama resimlerini sizinle paylaşacağım. Neden tarifini paylaşmayacağım, biliyor musunuz? Eski kadınlar reçele çok fazla şeker katıyor. Bu yüzden 70 küsür yaşındaki annemle sık sık kavga ederiz Bir araya geldiğimiz de, o ısrarla: "Öyle olmaz, sen bilmiyorsun!" der. Ben de "Sen kocamışsın, asıl sen bilmiyorsun!" diyerek kavga ederiz. Ama en son İstanbul'a gelişinde bu reçeli yaptım, gözünün önünde. Önce suratını buruşturdu, "Şekeri az, öyle olmaz, böyle olur...Hımh!" dediyse de, ben işe gittiğimde annem kahvaltıda bizim reçeli götürmüş afiyetle. O da ayrı bir konu!