steril etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
steril etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Kışa Hazırlık: Böğürtlen Reçeli

Print Friendly and PDF Reçel seviyorsanız şimdi tam zamanı. Şimdilik böğürtlen reçeli.

26 Haziran 2009 Cuma

KİRAZ TUZLUSU KONSERVESİ

Print Friendly and PDF
































İnternetten baktım. Tadı enfes olan "kiraz tuzlusu kavurması"nın sadece belediye tarafından verilen tarifi ve bir sürü kopyası var. Ayrıca Giresun ve Doğu Karadeniz'de, tuzlu kavurmalarının en lezzetlisi olan bu yemeğin adam gibi görseli de yok. Bu nedenle olaya el atıp, yerel olarak çok yapılan ve sevilen bu enfes tadı sizlere tattıracağım. Ama önce kirazları konserve tuzlamak gerekir. Bazılarınız "Yahu meyvenin tuzlusu, bir de kavurması mı olur?" diyecek. Olur efendim olur! Siz patlıcanın reçelini yapıyorsunuz da ben size bir şey söylüyor muyum? Hadiyin başlıyoruz!

22 Haziran 2009 Pazartesi

KONSERVE İÇİN STERİL KAVANOZ HAZIRLAMA

Print Friendly and PDF

















Hepiniz evde konserve, tuzlu, reçel, turşu ve " salça " yapıyorsunuzdur. Hatta zamanı gelince çorba yapmak için domates, biber, sebze saklıyorsunuzdur buzdolabında. İnanıyorum ki emek verdiğiniz bu uğraşlar çok lezzetlidir. Bundan hiç şüphem yok. Ama hep şikayetçisiniz değil mi? "Konservem niye bozuluyor, üzeri küfleniyor, içindeki sebze-meyvelerin içi geçiyor? Hadi yine iyisiniz! Sizlere, uzun süre bozulmayan konserve yapmanın basit sırlarını vereceğim.

21 Haziran 2009 Pazar

HİÇ BİLİNMEYEN KIRMIZI BİBER ÇORBASI-yeni

Print Friendly and PDF

Kremalı yada sütlü domates çorbasını biliyoruz ama "Kırmızı biberin çorbası mı olur?" diyeceksiniz. Olmaz! Ama Ayhan yaparsa, bal gibi olur. Bilmiyorum başka yapan oldu mu? İnternette bu tarifi bulamadım.
Domates çorbası ve üzerine rendelenmiş kaşar, kızarmış ekmek küpleri. Yeme de yanında yat! Çoğu zaman domates salçasından yapıyorsunuz değil mi bu çorbayı? Siz devam edin hazır salçadan çorba yapmaya. Ne kadar sağlıksız beslendiğinizin farkında mısınız? Asla hazır salçadan çorba yada yemek yapmayın. Hatta hazır salçayı evinize sokmayın. Mümkünse tam zamanı, tarifini verdiğim: "Ev Yapımı Dayanıklı Biber Salçası" yapmanızın. Zararlarını burada anlatacak değilim. Ev yapımı biber salçasının faydaları ve "Kırmızı biber suyunun yüz ve cilt güzelliğindeki mucizesinin" yanında şimdi sizlere; çok besleyici ve çocuklarınızın çok seveceği bir tarif vereceğim.

20 Haziran 2009 Cumartesi

EV YAPIMI, DAYANIKLI BİBER SALÇASI

Print Friendly and PDF






















Salça olmasaydı ne yapardınız? Kaşık, kaşık kattığınız ve yemeklerinize sihirli kırmızı rengiyle bir başka görüntü verdiği gibi, lezzet de kattığının farkındasınız. Peki biliyor muydunuz acaba, bu hazır salçaların özellikle: domates salçasının içindeki toksik yani zehirli maddeleri?

Bilemezsiniz ki! Siz gidin marketlerden, sözde "katkısız, doğal" etiketli salça alın. Hayat nasılsa çok kolay. "Ver parayı, al salçayı!" Sizin, hazır salça katmadığınız yemek olmadığı gibi, salça olmadığınız konular da yoktur zaten! Bu sefer ben salça olacağım sizlere. Ama marketlerden satın almak için saldırdığınız salçalar gibi değil.

18 Haziran 2009 Perşembe

MEVSİMİNDE VE KIRMIZISINDA DOĞAL ÇİLEK REÇELİ

Print Friendly and PDF



















O kocaman çilekleri ilk defa İstanbul'da görmüştüm. Alışmıştık, adına "Mayıs çileği" dediğimiz minnacık ve çok keskin kokulu çileklere. Giresun'da en büyük çileğin ebatı nohut tanesi kadardı. Bu çilekleri semt pazarlarında bulacağınız gibi, köy veya yayla yollarında kendiliğinden yetişirdi. Bir yandan yürür bir yandan da yol kenarlarından toplayarak yerdik, bu mis kokulu çilekleri. Şimdi size o minnacık çileklerin değil ama ona yakın İstanbul çileğinin hafif, az şekerli ve mis kokulu reçel tarifini yazacağım. Giresun'da yaşayan annem, o minnacık çileklerden reçel yapmış. Bana gönderecek. Tarifini değil ama resimlerini sizinle paylaşacağım. Neden tarifini paylaşmayacağım, biliyor musunuz? Eski kadınlar reçele çok fazla şeker katıyor. Bu yüzden 70 küsür yaşındaki annemle sık sık kavga ederiz Bir araya geldiğimiz de, o ısrarla: "Öyle olmaz, sen bilmiyorsun!" der. Ben de "Sen kocamışsın, asıl sen bilmiyorsun!" diyerek kavga ederiz. Ama en son İstanbul'a gelişinde bu reçeli yaptım, gözünün önünde. Önce suratını buruşturdu, "Şekeri az, öyle olmaz, böyle olur...Hımh!" dediyse de, ben işe gittiğimde annem kahvaltıda bizim reçeli götürmüş afiyetle. O da ayrı bir konu!